Kategorilere dön
💬

Sizden Gelen Sorular

Kullanicilarin gonderdigi ve admin tarafindan cevaplanan sorular

1soru
10012000aralığı
1

Selamün Aleyküm Hocam Şimdi Diyelim ki ben namaz kilmiyor um ama Namazın Farz olduğunu biliyoruz şimdi bunun hükmü nedir hadis veya Ayten delil sunarak cevaplar mısınız?

Ve aleyküm selâm ve rahmetullahi ve berekâtüh. Namazın farz olduğunu bildiği hâlde kasten namazı terk etmek, İslâm’da en büyük günahlardan biridir. Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde bu hususta çok şiddetli tehditler gelmiştir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: ﴿فَوَيْلٌ لِلْمُصَلِّينَ ۝ الَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ﴾ “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını önemsemeyip ihmal ederler.” (el-Mâûn 107/4-5) Başka bir âyet-i kerîmede: ﴿فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ أَضَاعُوا الصَّلَاةَ وَاتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّا﴾ “Onlardan sonra öyle bir nesil geldi ki namazı zayi ettiler ve şehvetlerine uydular. Bu yüzden azgınlığın cezasını göreceklerdir.” (Meryem 19/59) Hadîs-i şerifte Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur: «العهد الذي بيننا وبينهم الصلاة فمن تركها فقد كفر» “Bizimle onlar arasındaki ahid namazdır. Kim onu terk ederse küfre düşmüş olur.” (Tirmizî, Îmân 9; Nesâî, Salât 8) Bir başka hadîste: «بين الرجل وبين الشرك والكفر ترك الصلاة» “Kişi ile şirk ve küfür arasında bulunan şey namazı terk etmektir.” (Müslim, Îmân 134) Hanefî mezhebinde hüküm şöyledir: Bir kimse namazın farz olduğunu inkâr ederse, İslâm’dan çıkar; çünkü dinin zarurî olarak bilinen bir hükmünü inkâr etmiş olur. Fakat namazın farz olduğunu kabul ettiği hâlde tembellik veya gaflet sebebiyle kılmıyorsa, büyük günahkâr ve fâsık olur; fakat inkâr etmediği müddetçe dinden çıkmış sayılmaz. Hanefî fukahası namazın dinin en büyük şiarlarından olduğunu beyan etmişlerdir. İlim ehli, namazı terk etmenin kalbi kararttığını, rızkı daralttığını ve kişiyi kötü akıbete sürüklediğini söylemiştir. İbare: «وهو المسمى بعلم الحلال، والحرام، وعلم الشرائع، والأحكام، له بعث الرسل، وأنزل الكتب» “Bu ilim helâl-haram ilmi ve şer‘î hükümlerin ilmi olup peygamberlerin gönderilmesi ve kitapların indirilmesi bunun içindir.” Tercüme: Şer‘î hükümler ve kulluğa dair emirler, Allah Teâlâ’nın kulları üzerindeki en büyük haklarındandır. Namaz da bu hükümlerin en büyüğüdür. Şerh: Fukahanın maksadı şudur: Din yalnız kalbî tasdikten ibaret değildir; Allah’ın emirlerine teslimiyet gerekir. Namaz ise bu teslimiyetin en açık alâmetidir. Bu sebeple namazı terk etmek sıradan bir kusur değil, kul ile Rabbi arasındaki bağı zedeleyen büyük bir cürümdür. Kaynak: Alâeddin el-Kâsânî, Bedâʾiʿu’ṣ-Ṣanâʾiʿ, c. 1, s. 2. Bununla beraber tevbe kapısı açıktır. Bir kimse geçmiş ihmallerine pişman olup namaza başlarsa Allah Teâlâ’nın rahmetini umar. İlk yapılacak şey, vakit namazlarını terk etmeden kılmaya başlamaktır.

GençVaiz'e Sor
Whatsapp